Köyümüzün Tanıtımı Köyümüzle İlgili Makaleler Şiirler Bademkaya'dan Yetişenler

Bademkayalılar Telefon Rehberi

Fotoğraflarla Bademkaya Türkülerle Artvin Bizimle İrtibat Kurun


Saygı değer Bademkayalılar

Bademkaya köyü dernek başkanı olarak sizleri muhabbetle selamlarım…

Sevgili kardeşlerim: Malumunuz derneğimiz 1998 Şubat ayında büyük ümitlerle kuruldu. Kuruluş amaçlarımızın birinci nedeni asırlar boyu Bademkaya köyünde yaşadığımız kültürümüzü akrabalık ilişkilerimizi dostlarımızı, geleneklerimizi bur dada yani Bursa'mızda da yaşamak ve yaşatmak içindi. Bunda da başarılı olduk. İstanbulda Bursada ve civar ilçelerde düğünlerimizi beraber yaptık, Cenazelerimizi aynen köyümüzde olduğu gibi acıyı paylaşarak beraber gömdük, aramızdaki diyalogun kopmaması için derneğimizi devamlı faal bir durumda bulundurduk.

Sevgili kardeşlerim: Bölük pörçüklükle hiçbir iş başarılamaz. Toplumları ayakta tutan ona dirilik kazandıran sivil toplum kuruluşlarıdır. Bizde dernek olarak bunlardan biri olduğumuza göre, bizimde görevimiz, kendi ailesine, mahallesine, köyüne, kentine sonunda da devletine kendi kültürel değerlerinden ödün vermeyerek hayırlı işler yapmaktır. Bizimde Bademkaya köyü derneği olarak hedefimiz budur.

Bademkayalılar olarak bizler devletimizi, milletimizi, vatanımızı sevmeyi bir namus borcu olarak biliriz. Şuan 1400 kilometre uzakta olsak bile köyümüzden, gitme sekte, görme sekte o köy bizim köyümüzdür. Sevdamız, hasretimiz, mazisini yüreğimizin derinliklerinde sakladığınız teselli kaynağımızdır köyümüz.

Sevgili kardeşlerim: İşte bu hasretimizi diri tutmada bize göre gurbet olan bu ellerde, bir ve beraber olmanın tek adresi derneğimizdir. Onu yaşatmak boynumuzun borcudur, onu yaşatmak Bademkaya mezarlığında yatan insanımıza karşı en büyük sorumluluğumızdır.

Bu şevk ve hey canla arzularımızın daim olması dileğiyle hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım.

Bademkaya Kültür Yardımlaşma Derneği Başkanı

Recai İHTİYAR

TURAN YAZAR'IN KALEMİNDEN BADEMKAYA KÖYÜ VE DERNEĞİ;

ÖZGEÇMİŞİM: 1964 yılında Artvin-Yusufeli Bademkaya köyünde doğdum. İlkokulu Bademkaya ilkokulunda bitirdikten sonra, 1977 yılında, çalışmak zorunda olduğum için, Bursa'da bulunan, ağabeyim ve ablamın yanına geldim. Burada geçiçi olarak çeşitli işler yaptıktan sonra tezgâhtarlığa başladım. Daha sonra küçük sermayeyle Kapalıçarşı zemin katta 10 metre karelik dükkânda kendi işimi kurdum. Zamanla 50 metre karelik dükkana geçip, aynı zamanda konfeksiyon-imalat ve toptan satışı işine başladım. Halen YAZAR GİYİM Ltd. Şti. olarak konfeksiyon işlerine devam etmekteyim.

BADEMKAYA KÖYLÜLERİ KÜLTÜR DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'NİN KURULUŞ AMACI:

Derneğimiz 1998 yılında kurucu Mahmut KÖSE, Hasan TAŞ, Ahmet YAZAR, Hacı YAŞAR, Mithat SAĞIR, Aytekin TAŞ ve Turan YAZAR önderliğinde, Bademkaya köyünden kopup çoğunluğu Bursa'ya gelen köylülerimize, memleket kültürünü yaşatmak, işsiz köylülerimize iş bulmak, köylülerimizin ölüm ve hastalık gibi elim durumların yanında, düğün ve benzeri mutlu günlerinde de birlik ve beraberliği sağlamak amacıyla kurulmuştur.

 

DERNEK HAKKINDA BURSALI HEMŞERİLERİMİZDEN EN ÇOK SORULAN SORU:

*Neden köy derneği kurdunuz ve parçalanıyorsunuz?
Bu sorunun cevabını 4 madde halinde açıklayabiliriz:

1-Biz köy derneği kurmakla Yuselililer Derneğinin ve Artvin Vakfının kolaylaştırmış oluyoruz. İl veya ilçe dernekleri köylere ulaşmakta zorlana biliyorlar köy dernekleri aracılığı ile bu zorluk ortadan kalkıyor.

2-Bursada biz badem kayalılar olarak kalabalık bir nufusa sahibiz bizde bu nedenle aynı mekanda birlikte oturup kendi kültürümüzü yasata bilmek için bu derneği kurduk.

3-Köylülerimizin iyi yada kötü hadiselerde çabuk organize olmalarını sağlamak amacıyla derneğimizi kurduk.

4-Son olarak köyümüze ilçemize şehrimize Bursaya Türkiyemize ve tüm insanlara yararlı olabilmek adına bu derneği kurmuş bulubuyoruz.

Derneğimizin kuruluşundan bu güne kadar emeği geçen maddi ve manevi destrekleri esirgemeyen tüm asıl ve fahri üyelerimize ayrıca bize bu imkanı veren ve tüm aktivitelerde yanımızda olan Yusufelililer derneği başkanı sayın Teyfik YAŞAR'a ve yönetim kurulunda bulunan tüm arkadaşlara derneğimiz yönetim kurulu adına teşekkürlerimi sunarım.

Bşk. Turan YAZAR

ŞİİRLER

MEMLEKETE AĞIT

Mezarlıkta susun, ayakta durun,
Okuyun ihlası salavat verun,
Atalar dedelar orada bilun,
Hayır dua ile anun onları,

Ciliyetta kebap vurun boyunca,
O mübarek sudan içun doyunca,
Sizdan razilanur yerde karınca,
Dağ taş siza dua edar evlatlar,

Salavut, tanbutta yaparsiz alem,
Ormanlar alurlar eluna kalem,
Dağlar hasretundan olmuştur verem,
Oradan yaylaya gedun yavrular

Sorun o yaylaya şenlugun nerda?
Ne günah işladun duşmişsun derda,
Oturun kortokta, yayilun korda,
Soğık karkaruna suyu içun evlatlar.

BEN VARIM

İyel çiçeğinde, imhi dalında,
Kara kovandaki çeçli balında,
Lankerin altına, buzulu suda,
Yürek yürek, sevda sevda ben varım

Pantasında,kırkatında,ğımunda,
Evlegunda, tarlasında, tumbunda,
Koşadunda, kirişunda, samunda
Yürek yürek, sevda sevda ben varım

Harmanı savuran dişli yabada,
Toprağı kazıyan miri kazmada,
Bibumun örtüğü allı yazmada,
Yürek yürek, sevda sevda ben varım

Testida kaynayantut pekmezunda,
Tavada kaynayan kavut aşında,
Davarcuk omuzda, keçi peşunda,
Yürek yürek, sevda sevda ben varım

Şaşort nenemun tuzlu lorunda,
Mezrenun, yolunda, taşlı yolunda,
Hürriyet yolunda, namus uğrunda,
Yürek yürek, sevda sevda ben varım

Dönerken geriye yüreğimizi bıraktık dağ sümbüllerinde, eğrelti otunda, süthane çiçeğinde, dudak çatlatan yayla suyunda.

Yüreğimizi bıraktık, yayığında, ayranında, kuymağında, teknedeki sobilinde, hatırlandıkça ismi kokusunuda hissettiğiniz tütya çiçeğinde .

Yüreğimizi bıraktık kortoktaki ateşin, ruhumuzda bıraktığı gizemli atmosferinde, börtü böceğinde, on saniye bile içerisinde parmağınızı saklayamadığız soğuk suyunda, hiçbir esansın bile vermediği at kokusunda, inhlının üstündeki derin uykuda, heybet ve ihtişamıyla başı dumanlı dödbe tepesinde,uzun bir yürüyüşten sonra yaylanın görünüp bize selam verdiği tambut yolunda.

yüreğimizi bıraktık, dik yamaçların gövüşlediği ve her karesinde bir hatıranın canlandığı patika yollarında yüreğimizi bıraktık. Karanlık gecelerde çıra kütüğünün aydınlattığı o doyumsuz ağıl içi sohbetlerinde yüreğimizi bıraktık nefretin sevgiye, acının bala, dayanılmaz ruhi sıkıntıların, katmerleşmiş acıların şerbete çevirdiği topraklarda.

Selam sana yüzyılların kaderi yaylam, dostun dost, düşmanın da mert olduğu, kırk yıl sonra bile buram buram hasret kokan ata mirası yaylam.

Sevdam sevdalım, kar boranlım pus dumanlı, çocukluk dünyamdaki ilk düşünce dimağım, toprak anam, salıncağım, beşiğim yaylam.

Bana seni bir cümleye sığdır deseler ne derim bilirmisin? Ninem validem, ilk çelik çomağım, ilklerin ilkini öğreten ilköğretmenim

Dermansız bir sevdadır özlemin yakar içimi inceden inceden gelirde aklıma bazen kapkara tavada ninemin yaptığı kuymağın dibini kazımak, akşamları bağlıktan çıkan üstü incir yapraklarıyla örtülü çebiğin içindeki dutu sezmek. Veya tavada kavrulan peynirden bir parça tadabilmek, halada üstü köz dolu pilekinin altında pişen baklavanın sesini dinlemek

Bunlar hayali gönlümde yadigar kalan fotoğraf kareleridir.

Bu puslanmış anılar bir hasret kabartır yüreğimde derinden derinden.

Hani nerde? Yüzyıllar boyu her sabah çıktığımızda kapıya karşımıza dikilen, göğümüzde gönlümüzde abideleşen mor sümbüllü dağlar. Atamın dedemin boy boyladığı, soy soyladığı, ektiği biçtiği çocuklarını doğurduğu cefekar toprak.

Bağıyla, bostanıyla hozanıyla tarlasıyla yapraklığıyla deresiyle tepesiyle yazıyla kışıyla bizim diyar nerde?

Geçerken yanından asırlık dost gibi sevgiyle baktığım ve her yıl beraber olgunlaştığımız, beraber büyüdüğüm meşe ağacı, uzun evlekteki eğri elma, kapıdaki bal kıza, üzerin çıkıp at bindiğim yol üstündeki siyah taş, zifiri karanlıkta bile koşa koşa yürüdüğüm patika yollar selam hepinize kucak dolusu selam.

Boğuluyorum artık ruhum ölüyor, hasretim sana hasretim taşına toprağına havasına suyuna.

Duydum bir hüzünlü tabloymuşsun artık meraların boş kalmış otlamaz olmuş otlaklarını hayvanlar, sefil kalmış yalakların içmez olmuşlar suyunu koyunlar keçiler sığırlar toprakta dolmuş içleri.

Mor dağlarda çoban ıslıkları duyulmaz olmuş, ağıl çökmüş, dam çürümüş yaylalarında.

Bir hayret kabarır gönül tenimde, kırat ile kara inek hatırıma gelir. Yüreğim burkulur, gözlerim dolar, gece gündüz düşlediğim hülyalarımda.

Alacağın olsun senin alacağın olsun senin zulmün yalanın entrikanın üzerine bina edilen şehir.

Alacağın olsun senin varoşlarında aç ve sefillerin, fabrikalarında ücretli kölelerin kenar mahallelerinde onlarca sefaletin, sokaklarında insan hürriyetinin katledildiği koca şehir.

Bademkaya Köyü Dernek Başkanı
RECAİ İHTİYAR

KÖYÜM

Yusufeli ilçe Artvin ilimiz
Uzak kaldı bademkaya köyümüz
Orda yatar nene dedelerimiz
Kondar otu gibi kokar bizim köyümüz

Camilar içinde bizim camımız
Gablette akıyor zemzem süyümüz
Garip kaldı bademkaya ilkokulumuz
Ardıc kar ağaç kokar bizim köyümüz

Sanki denize bakar bizim mezramız
Ciliyette kebap yiyip soğuk suyu içeriz
Kordon boyu satkıseri gezeriz
Koknar sakızı gibi kokar bizim mezramız

Dudubedir bizim büyük dağımız
Karkatuna ağlıyor nerde insanlarımız
Kortoğumuz bizim lunaparkımız
Inklı ançli kokar bizim yaylamız

Yardım sever bizim köyün gençleri
Bursa da olur köyümüzün şenliği
Orda hatırlarız akrabanın varlığı
İstanbul ajans basar bademkaya günlüğü

Şekernaz KANBUR

 

Sene bin dokuz yüz on üç yaşında,
Bir aşkın rahına yananlardanım,
Mukadder talihim tersine yazı,
Gül gibi sararıp solanlardanım.

Felek bir taş attı, ağrır başım,
Döküldü gözümden kan ile yaşım,
Öldü genç yaşında çifte kardeşim,
Kardeş acısını çekenlerdenim.

Göründü gözüme üçler erenler,
Evliya ervahi, dervişler, pirler,
O ulu dergâha girenlerdenim,
O ulu dergâhı görenlerdenim.

İsmail YAŞAR(Paşalı)